Home

MELTEM BANKO - ARABULUCU

01

MELTEM BANKO KİMDİR?

02
Meltem Banko 1986 yılında Rize’nin Pazar ilçesinde dünyaya gelmiştir. 2010 yılında Atılım Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun olmuştur. Hukuku güçlünün değil, zayıfın silahı olarak gören Banko hukuku sadece meslek olarak olarak değil inancı, yaşam tercihi ve hayat felsefesi olarak tatbik etmektedir.
Meltem BANKO; Ceza Hukuku, Bilişim Hukuku, Aile Hukuku, İcra İflas Hukuku, Ticaret Hukuku, Sosyal Medya Hukuku, Basın Hukuku, Miras Hukuku alanlarında çalışmalarına devam etmektedir.
Meltem Banko 2011 yılından bu yana Ankara Barosuna kayıtlı olarak Ankara’da halen kurucusu olduğu Banko Avukatlık & Arabuluculuk Bürosunda meslek hayatına devam etmektedir.

0%
0%
0%

Timeline

03
HUKUK FAKÜLTESİ MEZUNİYET
AVUKATLIK RUHSAT TÖRENİ
BANKO HUKUK & DANIŞMANLIK
BANKO LAW OFFICE
BANKO ARABULUCULUK
Atılım University

atilim.edu.tr
Ankara Barosu

ankarabarosu.org.tr
Meltem Banko
Kurucu
10.06.2010
06.10.2011
01.01.2012
15.05.2015
01.01.2018

ÇALIŞMA SAATLERİ

04

HAFTA İÇİ: 08:30 - 18:30

CUMARTESİ: 10:00 - 17:00

Arabuluculuk Nedir

05
Arabuluculuk yaklaşık yarım asırdır dünya üzerindeki gelişmiş hukuk sistemine sahip bütün ülkelerde uygulamaya koyulmuş alternatif bir uyuşmazlık çözüm yöntemidir. Bu yöntemde; davaya konu oluşturan uyuşmazlık, bir arabulucu yardımıyla karşılıklı anlaşmaya varılarak çözüme kavuşur. Arabuluculuk sistemi hukuk düzenindeki adalet amacına en etkili ve hızlı şekilde hizmet eden bir yöntem olarak gösterilir. Çünkü arabuluculuğun temelinde tarafların birbirini anlaması yatmaktadır. Karşılıklı olarak gerçekleştirilen müzakerelerde tarafların talepleri ortaya koyulur ve arabulucu uyguladığı sistematik çözümler sayesinde müzakerelerin sonunda her iki tarafın mutlu bir şekilde ayrılmasını sağlar.

FAALİYET ALANLARI

07

Meltem Banko konferans - Akdeniz Üni.Arabuluculuk sistemi hukuk düzenindeki adalet amacına en etkili ve hızlı şekilde hizmet eden bir yöntem olarak gösterilir. Çünkü arabuluculuğun temelinde tarafların birbirini anlaması yatmaktadır. Karşılıklı olarak gerçekleştirilen müzakerelerde tarafların talepleri ortaya koyulur ve arabulucu uyguladığı sistematik çözümler sayesinde müzakerelerin sonunda her iki tarafın mutlu bir şekilde ayrılmasını sağlar.

Dünyada Arabuluculuk

Arabuluculuğa küresel olarak baktığımızda aklımıza üst sıralarda geçen örneklerden biri Belçika’dır. Bunun en büyük sebebi 2005’te yasal dayanakları oluşan Belçika’nın arabuluculuk mevzuatları Avrupa Birliği çerçevesinde hazırlanan direktif teklifi ve Birleşmiş Milletler çerçevesinde hazırlanan örnek kanuna uygun bir şekilde gerçekleştirilmesidir. Bu sebeple günümüzde Belçika hukuk sistemi, arabuluculuk konusunda mümkün olduğunca örnek bir hukuk sistemidir. Belçika’da arabuluculuk kurumu ilk olarak aile hukukunda uygulanacak şekilde kullanılmaya başlanmıştır. Bu ülkede arabuluculuğa başvurabilmenin ön şartı “sulhe elverişlilik”tir. Belçika’da arabulucular onaylanmış ve onaylanmamış olmak üzere ikiye ayrılırlar. İradi arabuluculukta onaylanmamış olan herhangi bir 3. kişi olabilir. Belçika’daki yargısal arabuluculukta ise yalnızca onaylanmış arabulucular görev alabilir.

Zorunlu Arabuluculuk

Arabuluculuk sisteminin günden güne modernleşmeye devam etmesi ile birlikte artık arabuluculuk kurumunun ihtiyari bir yol olup olmaması da tartışmaya açılmıştır. Günümüzde arabuluculuğun bir dava şartı olarak göründüğü hukuk dallarının olması ile zorunlu arabuluculuk kurumu meydana gelmiştir. Hukukumuzdaki son gelişmeler sonucunda bugün iş hukukunda zorunlu arabuluculuk vardır. Yani iş hukukundan doğan uyuşmazlıklarda arabulucuya başvurmak bir dava şartı olmuştur.

Türkiye’de Arabuluculuk

Dünya üzerinde hızlı bir gelişim gösteren arabuluculuk ülkemizde 1990’ların sonlarında öncelikle akademik çevrede olmak üzere tartışılmaya başladı. Bu yöntemin hukukumuzda var olması gerektiği sonucu bilimsel olarak ortaya koyuldu. Devam eden süreçte modern hukuk sistemlerinin kaldıramayacağı bir eksiklik olan arabuluculuk, ülkemizde TBMM’nin 7 Haziran 2012 tarihli oturumunda kabul edilen 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ile varlık kazandı. Dolayısıyla arabuluculuk kurumu ülkemizde yeni ve günden güne kendini geliştiren dinamik bir yöntem olarak varlığını sürdürmektedir.

Arabuluculuk Konuları

Konu bazında, tarafların üzerinde serbestçe tasarrufta bulundukları özel hukuktan kaynaklanan iş ve işlemler arabuluculuğa konu edilebilir. Diğer bir deyişle kamu düzenini ilgilendirmeyen iş ve işlemlerde arabuluculuk mümkündür. Ceza hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklarda bu yargı koluna özgü uyuşmazlık kurumu mevcuttur. Ancak bir uyuşmazlık ceza hukukunu ilgilendirip uyuşmazlık kurumuna dahil edilemese de – örneğin aile içi şiddet gibi – arabuluculuğa dahil edilebileceği yanılgısına düşülmemelidir. Ayrıca arabuluculuğa götürülebilen uyuşmazlıklarda yabancılık unsuru bulunması arabuluculuk için bir engel değildir. Kural olarak arabuluculuk ihtiyarı bir çözüm yolu olmakla birlikte, örneğin iş hukukunda zorunlu arabuluculuk kurumlarının oluşturulması gibi, zamanla arabuluculuğun zorunlu hale dönüştürüldüğü alanlar mevcuttur.

Arabulucu Kimdir

Arabulucular hukuk fakültesi mezunlarından olup en az 5 yıl mesleki deneyimin ardından arabulucu olmak için başvuru yapabilirler. Belirtmek gerekir ki mesleki deneyimden kasıt salt hukuki deneyim değildir. Hukuk fakültesinden mezun olan kişi adalet mekanizmasının içinde olmayan bir meslekte de 5 yıllık deneyimin ardından arabulucu olabilir. Adalet Bakanlığı’nın lisans verdiği eğitim kurumlarından en az 48 saatlik eğitim alıp yine aynı bakanlığın arabuluculuğa ilişkin sınavında başarılı olan adaylar arabuluculuk siciline kaydolabilirler. Arabulucular kurumun dinamizmi adına her yıl 8 saat yenileme eğitimi almak zorundadırlar. Bu şekilde arabuluculuk hukukundaki güncellik korunur.

Başvuru Zamanı

Uyuşmazlık sahibi taraflar karşılıklı olarak müzakereye ihtiyaç duydukları her zaman bağımsız ve tarafsız 3. kişi olan arabulucuya başvurabilirler. Zorunlu arabuluculuk durumunun haricinde taraflar isterler ise dava yolundan önce başvurup çözüme kavuşabilirler. Anlaşmaya varılamazsa dava açabilirler. Bir diğer ihtimal olarak da açılmış olan bir davada mahkeme tarafları arabuluculuk hakkında bilgilendirir. Taraflar bu aşamada arabulucuya başvururlarsa hakim duruşmayı en fazla iki kere ve her seferinde en çok üç ay olmak üzere erteleyebilir. Taraflar arabuluculuk ile uzlaşırsa davaya devam edilmez; aksi halde davaya kaldığı yerden devam edilir. Bu husus pek çok mahkeme kararlarında da yer almıştır: Mahkemece taraflar arasındaki toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin arabuluculuk aşamasından da geçerek anlaşmazlıkla sonuçlanması üzerine davalı sendikanın Yüksek Hakem Kuruluna başvurduğu, Yüksek Hakem Kurulu kararı ile Yerel Yönetimler Kamu İşverenleri Sendikasının işletmenin grev ve lokavt yasağı kapsamında olmadığına dair itirazı değerlendirerek itiraza konu işletmede grev ve lokavt yasağı kapsamındaki işler ve yerlerin bulunması nedeni ile itirazın reddine karar verildiği, Yüksek Hakem Kurulu kararlarının kesin ve toplu iş sözleşmesi hükmünde olduğu gerekçesi ile HMK'nın 114/h maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir. (YHGK E. 2015/9-2170 K. 2017/1426 T. 22.11.2017)

Arabuluculuğun Faydaları

Arabuluculuğun günümüz dünyasında popüler hale gele gelmesine sebep olarak bu kurumun tarafların pek çok yönden lehine olan birçok faydası gösterilebilir.

Ekonomiktir:

En önemli farklardan biri arabuluculukta dava açıldığı zaman ödenmesi gereken harçların, masrafların, avukatlık hukukundan kaynaklanan ücretlerin ve kişinin hakkından mahrum kalmasından dolayı doğan giderlerin söz konusu olmamasıdır. Arabuluculuk tüm bu masraflardan arınmış olarak ekonomik olarak uygun ücretlerde uyuşmazlığı çözüme kavuşturur. Kontrol Edilebilirdir: Arabuluculuğun kural olarak ihtiyari olması sürecin baştan sona tarafların arzusuna göre şekillenmesine yol açar. Böylece taraflar arabuluculuktan diledikleri an geri dönebilirler. Müzakereye varamadıkları her an arabuluculuk görüşmelerine son verebilirler.

Dost Kazandırır:

Mahkeme sürecindekinin aksine arabuluculukta taraflar karşılıklı olarak masaya oturup uzlaşma yolu ararlar. Korunmaya değer uzun vadeli ilişkiler için yıkıcı değil yapıcı çözümler aranır. Aynı bir uyuşmazlıkta taraflar mahkemeye başvurduklarında elbette ki bir sonuç elde edeceklerdir ancak bu süreçte genellikle karşı taraf bir düşmanmış gibi görünür ve kazanılması gereken bir savaş var gibi mücadele edilir. Aynı uyuşmazlık için taraflar arabuluculuğa gittiklerinde tarafsız bir 3. kişinin gözetiminde iletişim sağlanır. Arabuluculuğun bu özelliği ortak çözüm bulma şansını yükseltir ve nitekim arabuluculuk istatistiklerine de olumlu olarak yansımaya devam etmektedir.

Hızlıdır:

Arabuluculuk Daire Başkanlığı’nın en son yayınladığı rakamlarda arabuluculuk görüşmelerinin %55’i bir günden kısa sürmektedir. En uzun süre olarak müzakerelerin yalnızca %8’i bir haftadan uzun sürmektedir. Mahkeme sürecine bakıldığında ise Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü’nün gelecek yıla devreden dava sayısına ilişkin en son yayınlanan 2016 yılına ait verilerinde bir yıl içinde görülen dava sayısının %42’si o yıl içinde karara bağlanamayıp gelecek yıla devretmektedir. Dolayısıyla arabuluculukta çözüme hızlı bir şekilde ulaşılır.

Gizlidir:

Hukuk sisteminin en temel ilkelerinden biri olarak mahkemeler halka açıktır. Hakimin istisnai olarak kapalı oturuma karar vermemesi dışında bütün yargılama süreci alenidir. Bu husus kamuoyuna yansımasından endişe edilen konularda arabuluculuğun tercih edilmesi sebebidir. Çünkü arabuluculukta müzakere edilen bütün görüşler, kabuller, belgeler ve talepler gizli kalmaktadır.

Arabuluculuk İlkeleri

Arabuluculuk sürecinin başarılı bir şekilde sonlanmasında, süreç içinde uyulması gereken belli başlı ilkeler mevcuttur. Arabuluculuğa ilişkin bu söz konusu ilkeler aynı zamanda 6325 sayılı kanunun ikinci bölümünde güvence altına alınmıştır.

Serbestlik:

Arabuluculuk süreci başından sonuna kadar tarafların iradesine bağlı bir şekilde ilerler. Süreç devam ederken istedikleri zaman arabuluculuk sürecinden vazgeçebilirler.

Eşitlik:

Taraflar arabuluculuk sürecinin başından sonuna kadar eşittirler. Bu ilkenin en büyük güvencesi arabuluculuk müzakerelerinde sürecin bağımsız ve tarafsız 3. bir kişi olan arabulucu ile beraber yürütülmesidir.

Gizlilik:

Gizlilik ilkesi arabulucunun süreç içindeki yükümlerinden biridir. Aksi kararlaştırılmadıkça arabulucu, müzakere boyunca sunulan veya elde edilen bilgi ve belgelerin hepsini gizli tutmakla yükümlüdür. Aynı şekilde görüşmelere katılan taraflar ve diğer kişiler de gizliliğe uymak zorundadır. Belge ve Beyanların Kullanılamaması: Arabulucu ve taraflar ile beraber arabuluculuk görüşmelerine katılan bütün 3. kişiler söz konusu uyuşmazlıkla ilgili bir hukuk davası açıldığında veyahut tahkime başvurulduğunda sayılan beyan ve belgeleri delil olarak ileri süremez ve bunlar hakkında tanıklık yapamaz:
  • • Müzakere öncesi yapılan arabuluculuk daveti veya arabuluculuk sürecine katılma talebi
  • • Arabuluculuk sürecinde sunulan görüşler veya talepler
  • • Arabuluculuk sürecinde sunulan öneriler veya kabuller
  • • Sadece arabuluculuk müzakeresi için hazırlanan belgeler

Mahkeme Dışı Arabuluculuk

Uyuşmazlığı yargılama süreci başlamadan önce çözmek üzere arabulucuya başvurmaya mahkeme dışı arabuluculuk denir. Arabulucuya başvurmak isteyen taraf karşı tarafa arabulucuya başvurma çözümünü teklif edebilir. Karşı taraf kabul ettiği takdirde sırada arabulucu seçmek vardır. Başvuran taraf bir arabulucu seçmiş olabilir. Bu halde karşı tarafın onayına sunulur. Ancak başvuran tarafın karşı tarafa ulaşamadığı haller de mevcuttur. Böyle durumlarda çoğunlukla arabulucu başvuran adına karşı tarafa arabuluculuk davet mektubunu göndererek iletişime geçer. Her iki taraf da arabuluculuk ve arabulucu konusunda anlaştıklarında her iki tarafa uygun bir yer ve zamanda arabuluculuk toplantısı düzenlenir. Bu aşamada uyuşmazlığın arabuluculukla çözüleceğine dair arabulucu tarafından hazırlanan sözleşme imzalanır. Arabuluculuk Daire Başkanlığı’nca belirlenen ücret tarifesine göre arabuluculuk ücreti belirlenir. Arabulucu vereceği hizmet bedeli olarak arabuluculuk ücreti isteme hakkına sahiptir. Müzakere sürecinde anlaşma sağlandığında arabulucu anlaşma belgesi hazırlar. Bu anlaşma taraflar ve arabulucu tarafından imzalanır. Arabuluculuk müzakereleri olumlu sonuç vermediği takdirde arabuluculuk anlaşması için uyuşmazlık için yetkili ve görevli mahkemeden icra edilebilirlik şerhi talep edilir. Bu sözleşme her iki taraf için de bağlayıcı olduğundan artık bu şerh ile sözleşme ilam niteliğinde belge sıfatına haiz olur. Davacı taraf her zaman dava açma hakkını korur.

İş Hukukunda Arabuluculuk

7036 sayılı kanun ile artık iş hukukundan doğan uyuşmazlıkların bir kısmında dava şartı olarak arabulucuya başvurulacaktır. Bu kuruma da iş hukuku için “zorunlu arabuluculuk” denmektedir. Bu kurum sayesinde işçi ile işveren arasında doğan uyuşmazlıklarda öncelikle dostane çözüm yolları aranacaktır, bu arabulucuya başvurulmasına rağmen bir çözüme kavuşulmazsa ardından yargı yoluna başvurulabilecektir.

İş kazasından doğan veya meslek hastalığı dolayısıyla uğranılan maddi veya manevi zarar sonucu hak edilen tazminatlar ve bunlarla ilgili tespit, rücu, itiraz davaları iş hukukunda zorunlu arabuluculuğa dahil değildir.

Arabulucunun Kararının Niteliği

Arabulucuya yalnızca başvurmak zorunludur. Arabulucuda anlaşmak gibi bir zorunluluk yoktur. Bu nedenle işçi – işveren tarafları arabulucuda uzlaşamazlarsa dava yoluna başvurabilirler. Ancak eğer taraflar zorunlu arabuluculukta anlaşırlarsa artık dava yoluna başvuramazlar. Bu halde davaya başvurmanın tek yolu taraflardan birinin veya her ikisinin de iradesini sakatlayan (tehdit, hile, cebir gibi) bir durumun var olduğunun ispatlanmasıdır.

Süreler

a) Başvuru Süresi

İş akdinin feshi söz konusu ise, fesihten itibaren 1 ay içinde zorunlu arabulucuya işe iade talebiyle başvurulması gerekir.

b) Karar Süresi

Kendisi aracılığıyla uzlaşma sağlanması için atanacak arabulucu ile bu arabulucu atandıktan 3 hafta içinde karara varılmalıdır. Zorunlu sebeplerin varlığı halinde bu süre en fazla 1 hafta olarak uzatılabilecektir.

c) Dava Açma Süresi

Arabuluculuk görüşmeleri sonucundan bir neticeye varılamazsa, arabulucunun düzenleyeceği son tutanak tarihinden itibaren 2 hafta içinde iş mahkemelerinde dava açılabilecektir.

Uyuşmazlık Tarihi Bakımından

7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu uyarınca 01.01.2018 tarihinden itibaren iş hukukundan doğan uyuşmazlıklarda zorunlu arabuluculuğa başvurulacaktır. Bu tarihten önceki uyuşmazlıklarda zorunlu arabuluculuğa başvurulmayacaktır.

Maliyet

Arabuluculuk dava yoluna göre ekonomik olarak oldukça uygun bir yoldur. Dava yolunca alınan bilirkişi, harç, noter vs. gibi ek ücretler arabuluculuk yolunda gündeme gelmez. Taraflar arabulucu sayesinde anlaşırlarsa arabuluculuk ücret tarifesi üzerinden iki taraf için de eşit şekilde arabulucunun ödemesi yapılır. Dolayısıyla arabulucuya başvurmak masraflı bir yol değildir. İşe iadelerde anlaşma sağlandığında hesaplama işçi alacakları üzerinden yapılır ve yine taraflar eşit şekilde ödeme yaparlar. Görüşmelerde anlaşma sağlanamazsa iki saatten az süren oturumların ücretlerini Hazine karşılamaktadır. İki saatten fazla süren görüşmelerde iki saati aşan kısım ise her iki taraftan eşit şekilde karşılanır.

Aile Arabuluculuğu Nedir

Yirminci yüzyılın sonlarından bu yana dünya genelinde boşanma oranları hızla artmaktadır. Evlilik birliğinin sarsılmasıyla ortaya çıkan zararların engellenmesi adına uzlaşma sağlamak üzere bir kurumun var olması gerektiği anlaşılmıştır. Bu ihtiyaç Amerikan hukukunda boşanma arabuluculuğu, Avrupa hukukunda ise aile arabuluculuğu olarak faaliyete geçmiştir. Amerika’dakinin tersine Avrupa genelinde aile arabuluculuğu ifadesinin tercih edilmesinin sebebi eşler kadar çocuklara da yardımcı olmak ve çocuğun menfaatlerini geri plana atmamaktır. Ayrıca boşanma arabuluculuğu yerine aile arabuluculuğunun tercih edilmesi, evli çiftler kadar bir o kadar da evlilik dışı birlikteliklerin olmasından ötürü bu çiftlerin de uzlaşma ihtiyacını karşılayabilecek bir kurum olduğunu gösterecektir. Aile hukukunun en yoğun uygulama alanı bulduğu boşanma hadisesinde mahkeme içi uzlaşma yoluna gidildiğinde çocuklar söz konusu olduğundan çatışma seviyesi çok yüksektir. Taraflar birbirini düşman görmektedirler. Aile arabuluculuğu tercih edildiğinde karşılıklı uzlaşma amaçlı iletişim gerçekleşeceği için mahkemedekinin aksine çatışma seviyesi değişkenlik göstermesi vardır.

İlgilendiği Konular

Aile arabuluculuğu temelde boşanma ve ayrılıktan kaynaklanan uyuşmazlıklara çözüm arar. Bununla beraber ebeveynle görüşme, ebeveyn ve çocuk arasındaki iletişim ve uyuşmazlıklar, yaşlı ya da ağır hasta akrabalara bakma ile ilgili uyuşmazlıklar gibi konular da aile arabuluculuğunun konularını oluştururlar. Aile tartışmalarından kaynaklanan evsiz kalma veya büyükanne ve büyükbabanın torunuyla görüşmek istemesi durumları aile arabulucuları tarafından etkili şekilde çözüme bağlanabilen konular arasındadır.

Aile Arabulucusu Kimdir

Aile arabulucusu; sürecin en başından her iki eşi dahil eden, genellikle kısa vadede çözüme ulaştıran, çocuğun ihtiyaçlarını ve ailesiyle ilişkisini ön planda tutan, arabuluculuğun kendine özgü sistemleriyle sonuca ulaşan, tarafsız ve bağımsız alanında eğitimli kişilerdir. Aile arabulucuları özellikle boşanma kurumunda taraflar arasındaki ihtilafları en aza indirerek karşılıklı çıkar ve ortak zemin ararlar. Süreç içinde mevcut bütün seçenekleri araştırarak müzakereyi yönetirler.

Çocuk Odaklı Arabuluculuk

Aile arabuluculuğunda çocuğun üstün yararı her zaman ayrı tutulan önemli bir husustur. Bu yüzden aile arabuluculuğu müzakerelerinde ilişkiye dahil olan çocuklara bu konunun uzmanı eğitimli arabulucular tarafından çocukları kapsayan arabuluculuk sunulur. Bu sayede çocuklar için endişeler açık şekilde tartışmaya açılır. Çocuğun yararına olacak şekilde anlaşma yolu aranır.

Avukat Sabire Meltem Banko
ARABULUCU SABİRE MELTEM BANKO

ARABULUCU MELTEM BANKO

Meltem Banko © 2018 All Rights Reserved.